top of page
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
Kısaca ben...
berbullah.jpeg

Merhaba ben Hilmi,

​

1986 yılında Diyarbakır'da doğdum, ​memleketim Denizli-Çal'da bulunan Ortaköy kasabası. Uzun süredir İzmir'de yaşıyorum. Bilgisayar mühendisliği mezunuyum, ancak birkaç sene yazılımcı olarak çalıştıktan sonra ticarete atıldım ve 2013 senesinden bu yana kendi firmamda faaliyet göstermekteyim. 

​

Doğduğumdan bu yana hem ailemin işleri hem de sonrasında kendi isteğimle çok yer değiştirdim, çok insan tanıdım, çok şeye başladım ve çok şeyi bıraktım. Hatta şimdi geriye baktığımda, bir ırmak gibi akmışım da, neler neler görmüşüm diyorum, neymişim ne olmuşum. Bu yaşamın getirdiği en olumlu şey çok şey gözlemlemek ve çok şeyi tanıyıp tartmak oldu, kendimi bu açıdan seyyahlarla bir tutarım neredeyse. Ancak bir de acıtıcı bir olmsuz yönü var ki, o da kök salamamak, hatta kök salmak istememek. Çünkü neyi tutsam kırıldı, neye baksam uçtu gitti, neyi tatsam bitti. Bana kök salacağım öyle bir şey lazımdı ki asla bitmesin, derinleştikçe derinleşsin, hem bana hem insanlığa yarasın.

​

Okumayı ve öğrenmeyi çok seviyorum. Aramayı, keşfetmeyi çok çok seviyorum. Öğrenmekten keyif almak, öğrenerek var olmak müthiş güzel bir şey. Keşfetmenin güzelliğine daldı mı bir insan, bir daha bu denizden çıkmak istemiyor, dahası insanları bu denize çekmek istiyorum, gelin beraber yüzelim.

hilmianil@gmail.com

Teşekkürler...

​​

Öncelikle aileme... dünyaya gelmeme vesile oldular, beslediler, büyüttüler; yetmedi tüm sorularımı cevaplayarak bana soru sorma ve arama-keşfetme alışkanlığı kazandırdılar; o da yetmemiş şimdilerde öğrendiklerimi onlar zaten pratikte önceden yapıyorlarmış, bir de pastanın üzerine kondurulan çilek gibi bir yoldaş vermişler, daha ne olsun. Seçim şansım olsaydı yine bu ailede, aynı bedende ve aynı zamanda dünyaya gelmek isterdim, razıyım bütünüyle, allah da hepimizden ayrı ayrı razı olsun.

​

Bazı akrabalarıma... Etrafım çok iyi insanlarla örülü. Allah hepsinden razı olsun, çok şanslıyım. Sizden çok şey öğrendim, paylaşmayı ve birlikte durmayı, önemli sandığım şeylerin önemsiz olduğunu gördüm, basit şeylerin ise ne kadar önemli ve güzel olduğunu gördüm. En çok da farklı karakteristik yapılara saygı duymayı ve farklılığın güç olduğunu sizlerde gözlemledim. Bana çok şey kattınız, allah hepimizi orada buluştursun inşallah, aynen devam edelim orada da, o yüzden beni biraz fazla dinleyin hehe :)

​​​

Atatürk'e ve cumhuriyete... Benim dedem adı konulmasa da köleydi. Çok sonralarda, durumlar iyileştiği halde aynı lokmada zeytinle peyniri yiyemezdi, zeytini de yarım yarım yerdi. Dedem evlenip, çocuk yapıp okutabildiyse, bu cumhuriyetin sağladığı fırsat eşitliği sayesindedir. Şu an ben bu satırları yazabiliyorsam, bu vakti zamanında Atatürk'ün yaptığı devrim sayesindedir. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olduğunu bizzat benim ailem ve soyum üzerinde pratik etmiştir, cumhuriyet bize kendi çabamızla bir yere gelme fırsatını verdi. Allah cumhuriyeti kurmak için kan ve ter dökenlerden razı olsun, benim okumalarımı ve sevaplarımı onların üzerine yazsın.

​​​​

Muhammed Nebi ve Yoldaşlarına... Nebi'nin görevine olan bağlılığı, odağı, kendini vakfetmesi... Ne müthiş bir iş bu, Allah ile beni buluşturduğun için sana sonsuz teşekkürler. Yoldaşlarına da seni takip ettikleri ve seni korudukları için teşekkürler. Bizlere, gelmiş geçmiş en güzel devrimin örnekliğini yaptığınız için teşekkürler. En önemlisi de REŞİT İNSAN örnekliğiniz için özellikle tekrar Nebi'ye ve hemen ardından Amr bin Hattab'a teşekkürler...

Hiçbir hakkım saklı değildir, hatta hiçbir hakkım yoktur

bottom of page